Söz-Sen (Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanlarının Sözü Sendikası) Genel Başkanı Veli Yıldırım yaptığı açıklamada ; Milli Eğitim Bakanlığı'nda çalışan sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınacağını resmi olarak açıklamıştır. Aynı uygulamanın Sağlık Bakanlığı tarafından da yapılması gerektiğini, sözleşmeli sağlık personelinin de kadroya alınmasının artık şart olduğunu söyledi.
Yıldırım konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Milli Eğitim Bakanlığı'nın 26/06/2009 tarihinde yaptığı basın açıklamasında sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınacağını duyurarak gerekeni yapmıştır. Sağlık Bakanlığı da aynı çalışmaları yaparak sözleşmeli personelini kadroya alması zorunlu hale gelmiştir. Zîra hükümetin çalışanlar arasında ayrımcılık yapması söz konusu olmamalıdır dedi.
Söz-Sen olarak faaliyete başladığımız günden itibaren sözleşmeli istihdamının tamamen yanlış ve personelin çalışma verimini düşüren bir uygulama olduğunu altını çizerek belirtiyoruz. Sözleşmeli olarak çalışan sağlık personelinin becayiş, eş durumu, doğum izni gibi konularla oyalandığını artık herkes biliyor. Nitekim becayiş ve eş durumu ile ilgili yönerge çıkarılmasına rağmen uygulamada halen yoktur. Bununla beraber sözleşmeli sağlık personelinin “ücretsiz izin hakkı , eş-çocuk yardımı, istifa dönüşü göreve başlama gibi birçok özlük hakkı yoktur. Birçok konuda da kadrolu sağlık personelinden farklı uygulamalar yapılmakta ve sözleşmeli personel mağdur edilmektedir.
İlginç bir konu daha vardır ; Sözleşmeli sağlık personeli kadroya alındığı zaman devlete hiçbir şekilde mali yük getirmeyecek olup, çalışanlar arasında iş barışı sağlanmış olmasıyla sağlık personelinin çalışma verimi artacak, farklı uygulamalar ve tereddütler ortadan kalkmış olacaktır.
Söz-Sen Genel Başkanı Veli Yıldırım açıklamasını şu sözlerle bitirdi ; “Sağlık Bakanlığı sözleşmeli sağlık personeline kadro vererek, Sağlık Bakanlığı'nın doktor bakanlığı olmadığını kanıtlamalı ve tabip dışı sağlık personelini de düşündüğünü artık görmek istiyoruz dedi.
Ayrıca kendilerine gelen sağlık çalışanlarının sorunlarıyla ilgili bir sitem mektubunu aynen yayınlayan Söz-Sen Basın Yayın Sekreteri Ali BASTEM mektuptan sonra söylenecek söze gerek kalmadığını bildirdi.
Söz-Sen e gelen mektup:
Bizler her gün bulaşıcı hastalık riskiyle karşı karşıya olan,gecesi,gündüzü,bayramı,seyranı olmayan,ruhen bedenen sağlığını kaybetmiş insanlara güler yüzlü,özverili,kaliteli sağlık hizmeti vermeye çalışan hekim dışı sağlık çalışanlarıyız.Kamuda haftalık çalışma saati 45 olan tek meslek grubuyuz.Sağlık Bakanlığı hariç tüm kurumlarda bu 40 saattir.çalışma hayatımızda hiçbir dönemde bu kadar sıkıntı yaşayıp kendimizi bir kısır döngü içinde hissetmedik.Biz hekim dışı sağlık çalışanları son beş yıldır büyük haksızlığa ve gelir kaybına uğradık.Kamuda çalışan ve döner sermaye almayan diğer memurlara ek ödeme veriliyor.(polis, öğretmen vb.)bizler döner sermaye alıyoruz diye bu haktan yararlandırılmadık.Bize verilen döner sermaye tavan oranı%150'dir.Aldığımız döner bunun üstüne asla çıkamaz.Hastanede çalışanlarının döneri ortalama 500 TL kırsal kesim ve sağlık ocaklarında ise ortalama 250 TL civarında olup aldığımız döner emekliliğimize yansımamaktadır,yıllık izinlerimizde kesiliyor ve artmıyor.Diğer memurlara verilen ek ödeme emekliliğe yansıyor yıllık izinde kesilmiyor ve her yıl zamlanıyor.Bizler performans sistemi geldikten sonra gücümüzün çok üstünde çalışmaya başladık,iş yükümüz en az 3 kat arttı.Bir doktorun kalemini oynatması bizlere artı iş yükü doktorlarımıza performans puanı olarak geri dönüyor.Kamuda hiçbir memur kalmamıştır ki maaş 850 TL olsun.En basit hesaplamayla 850+500=1350 TL bu rakam kamuda çalışan diğer memurların kat be kat altında kaldı.Sağlık Bakanlığı Müsteşarı bile sağlık çalışanları ücretlerinin diğer memurlar karşısında çok eridiğini itiraf etti.Kendimizi asla doktorlarla kıyaslamıyoruz hekimlerimizin ne kadar özverili ve zor koşullarda çalıştıklarının bilincindeyiz hekimlerimize ve mesleklerine sonsuz saygı duyuyoruz fakat doktor ayda 7000 8000 TL alırken bizim 1350 TL de kalmamız aramızdaki uçurumu günbegün arttırıp iş barışımızın bozulmasına sebep oluyor.Hükümetin biz sağlık çalışanlarını diğer memurlardan ayrı tutarak zor yaşam koşulları altında ezilmemize neden olmasının sebebini anlayamıyoruz.Hazırlanan tamgün yasa taslağı içinde bizlerin döner sermaye tavan oranı %150den%200'e çıkarılmıştı fakat meclise gelen taslakta bu yok.Emekliliğimize yansımayan yıllık iznimizde kesilen ve asla artmayan döner sermaye oranını %50 artması az da olsa bize nefes aldıracaktı az diyorum çünkü diğer memurlarla aramızda ciddi bir uçurum oluştu.Meclise gelen taslak hekim tavan oranlarındaki artışı içinde barındırıyordu yani yeni oranla %700 %800.Sizden bir bütünün parçaları olarak eskiden birlikte mesai ve birlikte vizit yaptığınız,yemekhanede aynı masayı paylaştığınız,hastanın hayata dönmesi için birlikte mücadele verdiğiniz biz hekim dışı sağlık çalışanlarına biz hiç yokmuşuz gibi davranma politikanızdan vazgeçip destek vermenizi bekliyoruz.Bizim ne şartlarda çalıştığımızı bizim eski mesai arkadaşlarımız olarak bir tek siz anlarsınız,bizim sesimizi duyan yok ama sizin tek cümleniz bizim haklı mücadelemize büyük destek verir.Sağlık çalışanları kan ağlıyor lütfen haklı haykırışımıza kulak verin bizi kimsesiz,çaresiz bırakmayın. Bizim için göstereceğinizi düşündüğümüz çabalarınız için şimdiden teşekkür ederiz. Saygılarımızla.
BİR GRUP TABİP DIŞI SAĞLIK ÇALIŞANI
SÖZ-SEN
SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET ÇALIŞANLARININ SÖZÜ SENDİKASI